<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kulalılar</title>
	<atom:link href="http://kulalilar.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kulalilar.org</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Jan 2012 21:00:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Kulalılar İstanbulda Buluştu</title>
		<link>http://kulalilar.org/deneme.html</link>
		<comments>http://kulalilar.org/deneme.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 11:34:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emirhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kulalilar.org/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010515' title='P1010515'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010515-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010515" title="P1010515" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010516' title='P1010516'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010516-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010516" title="P1010516" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010517' title='P1010517'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010517-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010517" title="P1010517" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010521' title='P1010521'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010521-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010521" title="P1010521" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010532' title='P1010532'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010532-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010532" title="P1010532" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010546' title='P1010546'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010546-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010546" title="P1010546" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010499' title='P1010499'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010499-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010499" title="P1010499" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010469' title='P1010469'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010469-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010469" title="P1010469" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010537' title='P1010537'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010537-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010537" title="P1010537" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010518' title='P1010518'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010518-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010518" title="P1010518" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010510' title='P1010510'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010510-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010510" title="P1010510" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010547' title='P1010547'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010547-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010547" title="P1010547" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010526' title='P1010526'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010526-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010526" title="P1010526" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010545' title='P1010545'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010545-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010545" title="P1010545" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010500' title='P1010500'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010500-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010500" title="P1010500" /></a>
<a href='http://kulalilar.org/deneme.html/p1010528' title='P1010528'><img width="150" height="150" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/P1010528-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="P1010528" title="P1010528" /></a>
<br />
<!--<br />
<iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/8QMwI0b5woQ" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
&#8211;></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kulalilar.org/deneme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emir Kaplıcaları</title>
		<link>http://kulalilar.org/emir-kaplicalari.html</link>
		<comments>http://kulalilar.org/emir-kaplicalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 May 2011 15:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emirhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Emir Kaplıcaları]]></category>
		<category><![CDATA[kula]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kulalilar.org/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[Emir hamamları Kula-Selendi yolu üzerinde, Kula ilçesinin 18 km kuzeydoğusunda,Gediz nehrinin yakınında bulunan Şehitlioğlu köyünün güneyinde Ilıca hamam deresi (Gerençayı) kenarındadır. Emir hamamlarında, Roma dönemine ait hamam kalıntıları göze çarpmaktadır. Bu kalıntılar bizlere bölgenin binlerce yıldan beri kaplıca olarak kullanıldığını göstermektedir. Kaplıca alnında iki adet sondaj bulunmaktadır. Birinci sondaj kuyusu 33 metre derinlikte 40 litre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emir hamamları Kula-Selendi yolu üzerinde, Kula ilçesinin 18 km<br />
kuzeydoğusunda,Gediz nehrinin yakınında bulunan Şehitlioğlu köyünün<br />
güneyinde Ilıca hamam deresi (Gerençayı) kenarındadır. Emir<br />
hamamlarında, Roma dönemine ait hamam kalıntıları göze çarpmaktadır.<br />
Bu kalıntılar bizlere bölgenin binlerce yıldan beri kaplıca olarak<br />
kullanıldığını göstermektedir.</p>
<p><span id="more-151"></span></p>
<p>Kaplıca alnında iki adet sondaj<br />
bulunmaktadır. Birinci sondaj kuyusu 33 metre derinlikte 40 litre /sn<br />
ile 63 C sıcaklıktadır. İkinci sondaj kuyusu 162 metre derinlikte 100<br />
litre sn ile 59 C sıcaklıkta termal su içermektedir.</p>
<p>Alınan su örneklerinin kimyasal analiz sonuçlarına göre alandaki<br />
termal kaynaklar NaHC03&#8242;li (sodyum bikarbonat) sular sınıfına<br />
girmektedir.</p>
<p><a href="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/kula-emir-kaplicalari.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-152" title="kula-emir-kaplicalari" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/kula-emir-kaplicalari-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" /></a></p>
<p>19 yy&#8217;da Kula&#8217;yı ziyaret eden Ch. Texier Küçük Asya Tarihi adlı<br />
eserinde Emir hamamların&#8217;dan şu şekilde bahsetmektedir. Hermes (Gediz)<br />
nehrinin 5 km uzağında ve 59 C sıcaklıkta Emir hamamları adı verilen<br />
Romalılardan kalma bir yer vardır. Bu yerde eski dönemlere ait<br />
harabeler göze çarpmaktadır. Bu yer şehir olmaktan ziyade dini merkez<br />
ve tıbbın birlikte yürütüldüğü, hastaları tedavi etmek için papazların<br />
iki işi birden gördükleri, Romalılar döneminde hem dini ziyaret ve<br />
tedavi merkezidir. Su kaynağının bulunduğu yerin çevresi, harçsız<br />
konmuş antik döneme ait büyük taşlarla çevrilidir. Büyük bir kısmı<br />
şiddetli yer sarsıntılarında yıkılarak toprak altında kalmıştır. Güney<br />
kısmında, dağ eteğinde antik oymalı kabartmalar vardır. Bu<br />
kabartmalarda 1,5 metre yükseklikteki kayalara işlenmiş, Romalılar ve<br />
Hititler serpuşunu giymiş ve arkasında mabude işareti olan hilal<br />
konmuş bir çerçeve tasvir edilmiştir.</p>
<p>1901 yılında Kula&#8217;ya gelen coğrafyacı PHİLİPSON&#8217; un izlenimlerine<br />
baktığımızda; Hamamlar antik devrin THESEUNTHEM&#8217; leri dir. Büyük bir<br />
antik yapının yanında sıcaklığı 59 C olan sıcak bir kaynak vardır. Bir<br />
yıkanma yeri ve birkaç çardak buradaki misafirleri ağırlamak içindir.<br />
Biraz batıda tersiyer (III Zaman) kirecin içinde antik oymalı üç ayak<br />
bulunur. Oymaların birinde bir cenaze töreni, ikincisinde yüksek<br />
şapkalı bir adam ile iki köpek, üçüncüsünde ise bir adam ve bir ağaç<br />
vardır. Bu vadi tersiyer (III Zaman) beyaz kumuna ve kirecine yaklaşık<br />
200 metre kadar gömülüdür. Bitki örtüsü seyrektir, şeklinde<br />
bahsetmektedir. Görüldüğü üzere her dönem yerli ve yabancı<br />
araştırmacılar tarafından Emir hamamları bölgesi ilgi çekmiştir.</p>
<p>Kula bölgesinde sıcak su çıkışlarının kökeninin volkanizma olduğu<br />
saptanmıştır. Bu bölgede volkanlar çok eskiden sönmüş olsalar bile<br />
dolaylarında yine termal kaynaklara rastlanır. Termal kaynaklar erimiş<br />
bir kütlenin ısı kaybının son safhasını gösterirler. Böyle bir kütle<br />
derinlerde yavaş yavaş soğurken az çok yüksek sıcaklıkta gaz ve buhar<br />
çıkmaya devam eder. Çıkan sıcak su ve buhar, içinde bulunduğu<br />
kayaçlardaki hareketi ve dolaşımı sırasında hidrotermal oluk meydana<br />
getiren fay veya çatlak gibi bir çıkış yolu bulabilirse yer yüzüne<br />
doğru yükselir. Bu çıkış sırasında kimi zaman yüzeye yakın hareket<br />
eden soğuk sularında etkisi ile sıcaklığından bir miktar kaybeder.<br />
Eğer sıcak buhar ve suyun yükselmesi uzun zaman alırsa, sıcaklık kaybı<br />
nedeniyle buhar sıcak suya dönüşebilir. Bu da kaynak şeklinde<br />
yeryüzünden fışkırır.</p>
<p>Emir hamamları T.C. Sağlık Bakanlığı raporlarına göre, tedavi şekli<br />
banyo uygulaması olarak yapıldığında kronik dönemdeki kas iskelet<br />
hastalıklarının tedavisinde yardımcı ve tamamlayıcı tedavi unsuru<br />
olarak, ortopedik operasyonlar sonrası gibi uzun süreli hareketsiz<br />
kalma durumlarında mobilizasyon çalışmalarında cerapral palsyl gibi<br />
hastalıkların tedavisinde rehabilitasyon amacıyla, nöravejetatif<br />
distani gibi genel stres bozukluklarında, spor yaralanmalarında<br />
tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir niteliktedir. İçme<br />
kürü olarak da üst gastrotestinal sistem fonksiyonel<br />
rahatsızlıklarında, seçilmiş ürolithiasis olgularında tamalayıcı<br />
tedavi unsuru olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.</p>
<p>Emir hamamları içinde belediye tarafından yaptırılan 37 aparttan<br />
oluşan konaklama yeri mevcuttur. Odalar her türlü ihtiyacı<br />
karşılayacak şekilde hazırlanmıştır.Odalara şifalı sulardan<br />
verilmektedir.</p>
<p><strong>İLETİŞİM :</strong></p>
<p><strong>Emir Hamamları : </strong>0 236 835 12 45 &#8212; 0 236 816 12 46 &#8212; 0 236 816 12 46</p>
<p><strong>REZERVASYON : </strong>Hüseyin ŞAHİN</p>
<p><strong>Kula Belediyesi Yazı İşleri Müdürü</strong></p>
<p>0 236 816 70 06 DAHİLİ 16</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kulalilar.org/emir-kaplicalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kula Evleri</title>
		<link>http://kulalilar.org/kula-evleri.html</link>
		<comments>http://kulalilar.org/kula-evleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 May 2011 14:48:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emirhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kula Evleri]]></category>
		<category><![CDATA[kula]]></category>
		<category><![CDATA[kula evleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kulalilar.org/?p=140</guid>
		<description><![CDATA[Kula evleri 18. yy Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun altındaki hemen her bölgede karşımıza çıkan ve TÜRK EVİ olarak tabir edilen ahşap evlerdir. Gerek plan, kuruluş ve gerekse ahşap, alçı ve kalem işi gibi zengin sistemleriyle bu dönem Osmanlı Sanatı nın başarılı örnekleridir. 19, yy da devam eden yapı tipiyle Kula tipik bir Osmanlı Kent dokusuna sahiptir. Tarihi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kula evleri 18. yy Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun altındaki hemen her<br />
bölgede karşımıza çıkan ve TÜRK EVİ olarak tabir edilen ahşap<br />
evlerdir. Gerek plan, kuruluş ve gerekse ahşap, alçı ve kalem işi gibi<br />
zengin sistemleriyle bu dönem Osmanlı Sanatı nın başarılı<br />
örnekleridir.</p>
<p><span id="more-140"></span></p>
<p>19, yy da devam eden yapı tipiyle Kula tipik bir Osmanlı<br />
Kent dokusuna sahiptir. Tarihi Kula evleri genellikle iki katlı olup,<br />
ahşap olarak yapılmışlardır. Üst katlar sokağa doğru çıkıntılı olup,<br />
kiremitle örtülü çatılar bir saçak ile biter. Bu saçakların alt<br />
kısmında süslemeler vardır. Pencereler tahta kepenklidir, iç kısmı<br />
avlu yada bahçe ile bir bütün olup günlük yaşam biçimi ile uyumlu bir<br />
yapıdadır.<br />
Tarihi Kula Evleri kerpiç dolgulu zemin katı genellikle taş, taşıyıcı<br />
sistemi ağaç yapı tekniği ile inşa edilmiştir. Alt katları genellikle<br />
penceresiz ya da az pencerelidir. Evlerde baş ve köşk odaları vardır.<br />
Bu odalarda ahşap işlemeli davlumbazlar bulunmaktadır. Tavanlar<br />
işlemelidir. Oda kapılarında hayata bakan dış kapıları çok parçalı ve<br />
işlemelidir Kula Evlerinin hepsinde bir avlu ye alır. Avlu en az 3 m.<br />
Yükseklikte bir duvar ile çevrelenmiştir. 18, yy ile 19. yy ilk<br />
yarısındaki örneklerde eve giriş çoğunlukla avludaki çift kanatlı<br />
ahşap bir kapı ile sağlanır. Kula Evleri genellikle iki katlıdır.<br />
Zemin katta ahır, kiler, mutfak gibi mekanlar yer alır. Fırın ve<br />
tuvalet çoğunlukla avlunun bir köşesindedir. Sofalı evlerde tuvalet<br />
evin içine alınmıştır. Evin plan tipini belirleyen üst katta günlük<br />
yaşamın geçtiği oturma mekanları bulunur.</p>
<p>Açık sofalı evlerde genellikle üst katın bir cephesi sokağa, bir<br />
cephesine avluya bakar. Hayatın sokağa bakan cephesi kapatılarak<br />
buraya ahşap kafesli ya da parmaklıklı pencereler yerleştirilmiştir.<br />
Avluya bakan yönü bazı evlerde açık, bazı evlerde ise kapalıdır. Üst<br />
kattaki odalardan bir veya ikisi baş odadır. Bunlar daha özenle<br />
süslenmişlerdir ve genellikle sokak tarafındadırlar. Türk evlerinde<br />
çeşitli amaçlara göre düzenlenen odalara rastlanmaz. Her oda yemek<br />
yeme oturma ve benzeri eylemleri karşılar. Kula evlerindeki odalar<br />
muhtelif şekillerde kullanılmıştır. Bununla birlikte baş oda<br />
genellikle misafirler için ayrılmıştır. Odalar, Türk Evi odalarının<br />
bütün özelliklerine sahiptir. 18,yy ve 19. yy ın ilk yarısındaki<br />
örnekler diğer merkezlerdeki Türk evlerinde görüldüğü genellikle seki<br />
üstü ve seki altı olmak üzere iki bölüme ayrılmıştır. Bu ayrımın hem<br />
kot farkı ile hem de ahşap parmaklık ve kemerlerle belirtilmiştir.<br />
Kula Evleri&#8217;nde odalar hayata ve sokağa açılan pencereleri sayesinde<br />
bol ışık alırlar. Hayata açılan pencereler genellikle 3 tanedir Üst<br />
kattaki pencereler üst sırada duvarın iç ve dış yüzünü sınırlayan alçı<br />
şebekeli tepe pencereleri vardır. Kula Evleri büyük aile yapısına ve<br />
yaşamın önemli bölümünü evde geçiren kadına göre düzenlenmiş, günlük<br />
yaşam, yazları avluda, bahçede ve hayatta; kışları ise ara katta ya da<br />
ikinci katta geçer. Bahçede sebze-meyve yetiştirilir. Dolaplar<br />
işlevlerine göre yüklük, çubukluk, testilik, peşkirlik, lambalık,<br />
tembel deliği gibi adlarla anılır. Seki altı yönündeki yüklüklerin<br />
yanlarında gözenek denilen kandil şişe ve bunu gibi eşya konulan<br />
bezemeli ahşap gözler bulunur. Dolapların bazıları tavana kadar<br />
uzanır. Bazılarının üst korkuluklu asma kat biçimindedir.<br />
<a href="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/kula_evleri.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-141" title="kula_evleri" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/kula_evleri-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Kula çeşitli nedenlerle günümüze kadar bozulmadan gelebilmiş bir anıt<br />
kenttir. Yapılar mimari açıdan eski kent yerleşmemizin bozulmamış<br />
tipik örneği teşkil etmesi ve bu niteliklerin belge açısından değeri<br />
Kula&#8217;ya &#8221;Anıt Kent&#8221; Özelliğini kazandırmaktadır. Kula ve<br />
benzerlerinin korunması kentsel yaşam ve kültürel süreklilik ve örnek<br />
açısından önemi büyüktür. Yıllardır o çevrede oturmuş, aldığı<br />
geleneksel yaşamını sürdürmekte olan Kula halkı içinde &#8221;Tarihi Kula&#8221;<br />
kent dokusunu korunması bir ihtiyaç haline gelmiştir.</p>
<p>Kula aslında kale içi bir yerleşimdir. Çünkü bugün dahi kullanılan<br />
isimler (Demircikapı, Seferkapı) bu kanımızı doğrulamaktadır. Bu gün<br />
için kale kalıntıları görünmüyorsa da kalenin varlığı açıktır. Bu<br />
nedenle de doku çok sıkışıktır. Şehir merkezi ve çekirdekler düzlükte<br />
yer almaktadır. Evler ise çekirdek etrafımda mahalle birimler halinde<br />
görülmektedir. Sokakların ancak bir yük hayvanının geçebileceği kadar<br />
dar oluşu evlerin sokak kenarında sıralar halinde yer alması, meydan<br />
vs olmaması ve yer yer sağlık koşullarına uymayan yerleşmelerin<br />
bulunması karakteristik bir kale içi dokusunu oluşturmuştur.<br />
Sokakların en çok 100 metreden sonra kıvrılma ve kırılması organik<br />
dokuyu yaratmıştır.Kula&#8217;da evler iç içe gelecek şekilde sıkı bir doku<br />
görünümündedir. Hatta evlerin çatıları sokakları örtmüştür. Kula&#8217;da<br />
yaşam, sokakla direkt ilişkilidir. Her evin sokağı gören penceresi<br />
vardır. Bunun yanında bahçenin varlığı da gözden uzak tutulmamalıdır.<br />
17.yy a kadar maksimum genişlemesini kale içinde ve dışında sürdüren<br />
şehir 17. yy dan sonra Kula&#8217;dan geçen kervan yolunun önemini<br />
kaybetmesi nedeniyle, kale dışı genişlemesi olmamıştır. 17. ve 18.<br />
yy&#8217;da büyük bahçeli evler sonradan kardeşler arasında bölünerek<br />
küçüldüğü ve hatta bahçelere yeni yapıların yapıldığı tespit<br />
edilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kulalilar.org/kula-evleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Divlit Yanardağı</title>
		<link>http://kulalilar.org/divlit-yanardagi.html</link>
		<comments>http://kulalilar.org/divlit-yanardagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 May 2011 14:44:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emirhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kula Dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Divlit Yanardağı]]></category>
		<category><![CDATA[kula]]></category>
		<category><![CDATA[kula Divlit Yanardağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kulalilar.org/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Kula volkanizması, Ege Bölgesi&#8217;nin doğudan batıya uzanan en büyük tektonik çukurlarından &#8220;Gediz Oluğu&#8221; üzerinde yer alıyor. Dolayısıyla buradaki ilginç yeryüzü biçimlerinin oluşumunda volkanik faaliyetler, tektonik hareketler, akarsu ve atmosfer olaylarının etkileşimi söz konusu. Özellikle Kaplan ve Sandal köyleriyle Kula ilçesinin kuzeyinde yer alan volkan konileri ve oluşumlar, dün olmuşçasına yeni ve etkileyici. Salihli&#8217;den Demirci&#8217;ye uzanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/divlit1.jpg"><br />
</a>Kula volkanizması, Ege Bölgesi&#8217;nin doğudan batıya uzanan en büyük<br />
tektonik çukurlarından &#8220;Gediz Oluğu&#8221; üzerinde yer alıyor. Dolayısıyla<br />
buradaki ilginç yeryüzü biçimlerinin oluşumunda volkanik faaliyetler,<br />
tektonik hareketler, akarsu ve atmosfer olaylarının etkileşimi söz<br />
konusu.<br />
<span id="more-134"></span><br />
Özellikle Kaplan ve Sandal köyleriyle Kula ilçesinin kuzeyinde yer<br />
alan volkan konileri ve oluşumlar, dün olmuşçasına yeni ve etkileyici.<br />
Salihli&#8217;den Demirci&#8217;ye uzanan yola girip kuzeydoğuya doğru yaklaşık 25<br />
kilometre gittikten sonra, Demirköprü Baraj Gölü&#8217;nün kıyısında biri<br />
büyük, diğeri küçük iki volkan konisinin oluşturduğu çok hoş bir<br />
görünüm karşınıza çıkar. Yöre halkının &#8220;Çakallar Tepesi&#8221; ya da<br />
&#8220;Divlittepe&#8221; dediği büyük koniyle yaklaşık 1 kilometre ötesindeki<br />
&#8220;Küçük Divlit&#8221; baraj gölünün mavi sularıyla etkileyici bir görünüm<br />
oluşturur. Yamacında terk edilmiş Çakallar köyünün bulunduğu tepe,<br />
Kula volkanizmasının en geniş oluşumudur ve sürprizi vardır:</p>
<p>Günümüzden 10-12 bin yıl önce yaşamış insanlara ait ayak izleri&#8230;</p>
<p>Ünlü tarihçi Strabon&#8217;un Katakekaumene (Yanık Yöre) adını ver-diği ve<br />
2000 yıl önce yöreyi dolaşarak, Küçük Asya&#8217;nın en genç volkan<br />
konileri, lav akıntılarının bulunduğu Kula yöresinde, ilkel insan ayak<br />
izlerine rastlanılmıştır. İlkel insan ayak izleri yörede 68 kadar<br />
bulunan volkan konilerinden biri olan Divlit Tepe konisinin yanında<br />
görülmek-tedir. Burada ilkel insan ayak izlerinin yanında, hayvanların<br />
ayak izlerine, ilkel insanların taşıdığı yük izlerine ve ilkel<br />
insanların yere otur-ma izlerine de rastlanılmaktadır.</p>
<p>Ayak izlerine rastlanan ilkel insan-ların adımların uzunluğu, 75-80<br />
cm. kadardır. Fosil ilkel insan ayak izleri, 41-42 ayakkabı numarası<br />
büyüklüktedir. İzlerden ikisi, yan yana yürümüş iki ilkel insana<br />
aittir. Bunlar tepeden aşağıya doğru yürümüşlerdir. Bir de küçük çocuk<br />
izi olup, bu da tepeye doğru ters yönde yürü-müştür. İzler oluştuktan<br />
sonra, Divlit Tepe yanardağından çıkan ve onların üzerinde bir örtü<br />
meydana getirerek korunmalarını sağlayan bazaltik cüruflar; briket<br />
imalinde ve inşaat işlerinde kullanılmaktadır.</p>
<p>1968 yılında bu örtü tabakası, cünuflar sahadan dozerle kazılıp<br />
alınırken ayak izleri meydana çıkmıştır. Maden Tetkik ve Arama Genel<br />
Müdürlüğü elemanları, kimi zaman sahadan çıkarılarak yurt dışına<br />
müzelere kaçırılan, kimi zamanlar çevredeki köyler tarafından hatıra<br />
olarak evlere alınan bu ayak izlerinin sahada uzun süre<br />
korunamayacağını anlayarak, bunlardan yaklaşık 60 tanesini çıkarıp;<br />
aynı genel müdürlüğe ait Tabiat Tarihi Müzesine taşımıştır.</p>
<p><a href="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/divlit1.jpg"><img class="alignright" title="divlit1" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/divlit1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>İlkel insan ayak izlerinin yakınındaki volkanik lavlardan alınan<br />
örneklerin laboratuvarlarda yaş belirleme ölçümlerinde 20.000 yıl<br />
yaşlı oldukları belirlenmiştir. Ölçümlerde en çok  5.000 yıllık hata<br />
payı olduğu göz önüne alındığında, bu izlerin en çok 25.000, en yeni<br />
olarak da 15.000 yıllık oldukları ortaya çıkmaktadır. Strabon da Kula<br />
yöre-sindeki volkanların 15-16 bin yıl önce harekete başlamış olduğunu<br />
ve 2.000 yıl yanmakta devam ettiğini, bundan 2.000 yıl önceki<br />
araştırmaları sonucu bildirmiştir.</p>
<p>Divlit Tepe konisi yakınlarında görülen bu izler bize Katakekaumene<br />
(Kula ve çevresinde) sınırları içerisinde Eski Taş Devri ilkel<br />
insanlarının yaşadığını göstermektedir. Bu devirde ilkel insanların<br />
sürüler halinde mağaralarda, ağaç kovuklarında yaşadığı bilindiğinden<br />
Yanık Yöre&#8217;nin de bu ortama uygunluğu göz önünde bulundurulursa,<br />
bunla-rın ilkel insan topluluklarının yaşama alanı olduğunu söylemek<br />
keha-net sayılmaz.</p>
<div></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kulalilar.org/divlit-yanardagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HACI ABDURRAHMAN CAMİ</title>
		<link>http://kulalilar.org/haci-abdurrahman-cami.html</link>
		<comments>http://kulalilar.org/haci-abdurrahman-cami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 09:09:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emirhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[HACI ABDURRAHMAN CAMİ]]></category>
		<category><![CDATA[kula]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kulalilar.org/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[Caminin doğu, batı ve güney yönleri evlerle, kuzey yönünde ise kuşatma duvarı ile çevrili bir avlu içinde yer alır. Cami tek kubbenin örttüğü kare bir harim ile kuzeybatı köşesindeki minareden meydana gelir. Yapıda inşa malzemesi olarak moloz taş, tuğla ve az miktarda kesme taş ve tuğla almaşık kullanılmıştır: Kaidenin alt kesimindeki yatay ve dikey derzlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Caminin doğu, batı ve güney yönleri evlerle, kuzey yönünde ise kuşatma duvarı ile çevrili bir avlu içinde yer alır. Cami tek kubbenin örttüğü kare bir harim ile kuzeybatı köşesindeki minareden meydana gelir. Yapıda inşa malzemesi olarak moloz taş, tuğla ve az miktarda kesme taş ve tuğla almaşık kullanılmıştır:</p>
<p><span id="more-123"></span></p>
<p>Kaidenin alt kesimindeki yatay ve dikey derzlerde tuğla adedi ikişer, üst kesimde birer tanedir. Tuğla, köfeke taş ve granit taşıyla yapılmış moloz örgüye sahip duvarlarda taş ve tuğla almaşığına rastlanmaktadır. Duvarlar muhtemelen sonradan elden geçirilmiştir. Kübik alt yapının köşelerinde tuğladan iki sıra kirpi saçak görülür. Kiremit kaplı kırma çatı ile örtülü ve düz ahşap tavanlı son cemaat yerinin kuzey cephesi iki yanda duvarlara, ortada ise üç sütuna oturan bağdadi kemerli dört açıklığa sahiptir. Harimin kuzey cephesinde üstte, ortada düz lentolu küçük bir pencere; altta, iki yanda diğer cephelerdeki gibi birer pencere, ortada ise sivri kemerli yüzeysel bir niş içine alınmış dikdörtgen bir kapı açıklığı yer alır. Açıklığın hemen üzerinde inşa kitabesi vardır.</p>
<p>Harim içten de kubbeyle örtülüdür. Kubbeye geçiş pandatiflerle sağlanmıştır. Duvarlar üstteki pencereleri de içine alan boşaltma kemerlerleriyle güçlendirilmiştir. Giriş eksenindeki, dikdörtgen bir çerçeve içine alınan mihrap yenilenmiştir. Kula’da 18. yüzyılın sonlarında onarım ve inşa faaliyetinin artış kaydettiği görülmektedir. Hacı Abdurrahman Camii’ndeki onarım ve ilaveler de bu tarihlerde yapılmış olabilir. Harim kapısının üzerindeki kitabeden Hacı Abdurrahman adlı kişinin 1574-75 yıllarında bu camiyi inşa ettirdiğini öğrenmekteyiz. Kitabe de ise ‘’Hayırlar ve iyilikler sahibi merhum ve mağfur Hacı Abdurrahman bu camii şerifi 982 hicri senesinde bina ettirdi’’yazmaktadır.</p>
<div id="_mcePaste" class="mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">
<p>Caminin doğu, batı ve güney yönleri evlerle, kuzey yönünde ise kuşatma duvarı ile çevrili bir avlu içinde yer alır. Cami tek kubbenin örttüğü kare bir harim ile kuzeybatı köşesindeki minareden meydana gelir. Yapıda inşa malzemesi olarak moloz taş, tuğla ve az miktarda kesme taş ve tuğla almaşık kullanılmıştır: Kaidenin alt kesimindeki yatay ve dikey derzlerde tuğla adedi ikişer, üst kesimde birer tanedir. Tuğla, köfeke taş ve granit taşıyla yapılmış moloz örgüye sahip duvarlarda taş ve tuğla almaşığına rastlanmaktadır. Duvarlar muhtemelen sonradan elden geçirilmiştir. Kübik alt yapının köşelerinde tuğladan iki sıra kirpi saçak görülür. Kiremit kaplı kırma çatı ile örtülü ve düz ahşap tavanlı son cemaat yerinin kuzey cephesi iki yanda duvarlara, ortada ise üç sütuna oturan bağdadi kemerli dört açıklığa sahiptir. Harimin kuzey cephesinde üstte, ortada düz lentolu küçük bir pencere; altta, iki yanda diğer cephelerdeki gibi birer pencere, ortada ise sivri kemerli yüzeysel bir niş içine alınmış dikdörtgen bir kapı açıklığı yer alır. Açıklığın hemen üzerinde inşa kitabesi vardır.</p>
<p>Harim içten de kubbeyle örtülüdür. Kubbeye geçiş pandatiflerle sağlanmıştır. Duvarlar üstteki pencereleri de içine alan boşaltma kemerlerleriyle güçlendirilmiştir. Giriş eksenindeki, dikdörtgen bir çerçeve içine alınan mihrap yenilenmiştir. Kula’da 18. yüzyılın sonlarında onarım ve inşa faaliyetinin artış kaydettiği görülmektedir. Hacı Abdurrahman Camii’ndeki onarım ve ilaveler de bu tarihlerde yapılmış olabilir. Harim kapısının üzerindeki kitabeden Hacı Abdurrahman adlı kişinin 1574-75 yıllarında bu camiyi inşa ettirdiğini öğrenmekteyiz. Kitabe de ise ‘’Hayırlar ve iyilikler sahibi merhum ve mağfur Hacı Abdurrahman bu camii şerifi 982 hicri senesinde bina ettirdi’’yazmaktadır.Caminin doğu, batı ve güney yönleri evlerle, kuzey yönünde ise kuşatma duvarı ile çevrili bir avlu içinde yer alır. Cami tek kubbenin örttüğü kare bir harim ile kuzeybatı köşesindeki minareden meydana gelir. Yapıda inşa malzemesi olarak moloz taş, tuğla ve az miktarda kesme taş ve tuğla almaşık kullanılmıştır: Kaidenin alt kesimindeki yatay ve dikey derzlerde tuğla adedi ikişer, üst kesimde birer tanedir. Tuğla, köfeke taş ve granit taşıyla yapılmış moloz örgüye sahip duvarlarda taş ve tuğla almaşığına rastlanmaktadır. Duvarlar muhtemelen sonradan elden geçirilmiştir. Kübik alt yapının köşelerinde tuğladan iki sıra kirpi saçak görülür. Kiremit kaplı kırma çatı ile örtülü ve düz ahşap tavanlı son cemaat yerinin kuzey cephesi iki yanda duvarlara, ortada ise üç sütuna oturan bağdadi kemerli dört açıklığa sahiptir. Harimin kuzey cephesinde üstte, ortada düz lentolu küçük bir pencere; altta, iki yanda diğer cephelerdeki gibi birer pencere, ortada ise sivri kemerli yüzeysel bir niş içine alınmış dikdörtgen bir kapı açıklığı yer alır. Açıklığın hemen üzerinde inşa kitabesi vardır.</p>
<p>Harim içten de kubbeyle örtülüdür. Kubbeye geçiş pandatiflerle sağlanmıştır. Duvarlar üstteki pencereleri de içine alan boşaltma kemerlerleriyle güçlendirilmiştir. Giriş eksenindeki, dikdörtgen bir çerçeve içine alınan mihrap yenilenmiştir. Kula’da 18. yüzyılın sonlarında onarım ve inşa faaliyetinin artış kaydettiği görülmektedir. Hacı Abdurrahman Camii’ndeki onarım ve ilaveler de bu tarihlerde yapılmış olabilir. Harim kapısının üzerindeki kitabeden Hacı Abdurrahman adlı kişinin 1574-75 yıllarında bu camiyi inşa ettirdiğini öğrenmekteyiz. Kitabe de ise ‘’Hayırlar ve iyilikler sahibi merhum ve mağfur Hacı Abdurrahman bu camii şerifi 982 hicri senesinde bina ettirdi’’yazmaktadır.s</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kulalilar.org/haci-abdurrahman-cami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ESKİ CAMİ</title>
		<link>http://kulalilar.org/eski-cami.html</link>
		<comments>http://kulalilar.org/eski-cami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 09:03:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emirhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[eski cami]]></category>
		<category><![CDATA[kula]]></category>
		<category><![CDATA[kula eski cami]]></category>
		<category><![CDATA[kulalılar]]></category>
		<category><![CDATA[kulalılar eski cami]]></category>
		<category><![CDATA[mimari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kulalilar.org/?p=115</guid>
		<description><![CDATA[Düz ahşap tavanlı ve kırma çatı ile örgülü, kareye yakın dikdörtgen planlı bir yapıdır. Kuzeyi arazinin eğiminden dolayı bodrum katı ile değerlendirilmiştir. Kula’nın en eski camisi olduğu söylenen yapıda 1815 -16 tarihli tamir kitabesi vardır. Cephelerde moloz taş kullanılmasına karşılık, minarenin kaidesinde kesme taş ve tuğla almaşık uygulanmıştır. Yapının güney cephesinde altta iki büyük, üstte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Düz ahşap tavanlı ve kırma çatı ile örgülü, kareye yakın dikdörtgen planlı bir yapıdır. Kuzeyi arazinin eğiminden dolayı bodrum katı ile değerlendirilmiştir. Kula’nın en eski camisi olduğu söylenen yapıda 1815 -16 tarihli tamir kitabesi vardır.</p>
<p><span id="more-115"></span></p>
<p>Cephelerde moloz taş kullanılmasına karşılık, minarenin kaidesinde kesme taş ve tuğla almaşık uygulanmıştır. Yapının güney cephesinde altta iki büyük, üstte iki küçük dikdörtgen pencere açıklığı vardır. Alt sıradaki pencerelerden kuzeydekinin üstünde mazgal pencere yer alır. Alttaki bu pencere sivri kemerli alınlığa sahipken</p>
<p>Yapının güney cephesinde altta iki büyük, üstte iki küçük dikdörtgen pencere açıklığı vardır. Alttaki pencerelerin arasında kalan cephe yüzeyinde tuğladan iki rozet görülmekte; bunların arasında ise enine uzayan yine tuğladan yapılmış balık sırtı şeklinde süsleme bulunmaktadır. Cephenin doğu ucunda, konumu ve camiye bitişme tarzı dikkate alınırsa buraya sonradan ilave edildiği anlaşılan minare yer alır.</p>
<p><a href="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/eski-cami.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-116" title="SONY DSC" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/eski-cami.jpg" alt="" width="315" height="216" /></a></p>
<p>Minarenin kare planlı kübik kaidesinden silindirik gövdesine geçiş, sekizgen bir kütle üzerindeki prizmatik üçgenlerle sağlanmıştır. Sekizgenin her yüzünde tuğladan sivri kemerli sathi nişler vardır. Bunlardan güneydeki kapı açıklığı olarak değerlendirilmiştir. Şerefe altı mukarnaslıdır. Silindirik petek konik bir külahla son bulur. Minarenin yanındaki kapıdan avluya girilir. Avluya bakan doğu cephenin ortasında kapı, bunun güneyinde bir pencere, kuzeyinde ise sonradan eklenen iki katlı bir bina yer alır. Harimin, dikdörtgen kapısının üstünde tamir kitabesi vardır.</p>
<p>Harimin güney duvarındaki yarım daire planlı mihrap nişinin içi perde motifiyle süslenmiştir. Ahşap minber sadedir. Dıştan dikdörtgen olan alttaki pencereler içten yuvarlak kemerlidir. Kuzeyde ahşap direklerle taşınan mahfil vardır. Duvar yüzeyleri ve tavan boyanmıştır. Harim kapısı üzerindeki kitabeden, yapının mahalle sakinleri tarafından 1815-16 yıllarında tamir ettirildiği, Şerif adlı bir kişinin de kitabeye tarih söylediği öğrenilmektedir.</p>
<p>Caminin inşa tarihi belli değildir. 1520 tarihlerindeki Kütahya Sancağı tapu tahrir defterlerinde, Kula’daki dört mahalleden birisi ‘’ Köhne Cami Mahallesi’’ olarak geçmektedir. Bilindiği üzere ‘’köhne’’ kelimesi ‘’eski’’ anlamını ifade etmektedir. Bu verilere göre Eski Cami 1520 yılından önceki bir tarihte yapılmış olmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kulalilar.org/eski-cami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KURŞUNLU CAMİ</title>
		<link>http://kulalilar.org/kursunlu-cami.html</link>
		<comments>http://kulalilar.org/kursunlu-cami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 08:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emirhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[kula]]></category>
		<category><![CDATA[kulalılar]]></category>
		<category><![CDATA[KURŞUNLU CAMİ]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kulalilar.org/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[Çarşı içinde kendi adı ile anılan meydanda, alçak bir kuşatma duvarı ile çevrili avlu içinde yer alır. Güneyinde haziresi vardır. Cami. kuzeyinde üç bölmeli son cemaat yeri ile sekizgen yüksek bir kasnağa oturan tek kubbenin örttüğü kare planlı harimden ibarettir. Cami, harim kapısı üzerindeki iki satırlık inşa kitabesine göre 1496 tarihinde yapılmış; bu kitabenin üstündeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çarşı içinde kendi adı ile anılan meydanda, alçak bir kuşatma duvarı ile çevrili avlu içinde yer alır. Güneyinde haziresi vardır. Cami. kuzeyinde üç bölmeli son cemaat yeri ile sekizgen yüksek bir kasnağa oturan tek kubbenin örttüğü kare planlı harimden ibarettir. Cami, harim kapısı üzerindeki iki satırlık inşa kitabesine göre 1496 tarihinde yapılmış; bu kitabenin üstündeki sıva üzerine yazılı olan tamir kitabesine göre de 1780 yılında onarım geçirmiştir.</p>
<p><span id="more-109"></span></p>
<p>Camideki kalem işi süslemelerin yapılış tarihi kesin olarak belli değildir, Ancak, süslemelerin gösterdiği özellikler dikkate alındığında, bunların yapının 1780 tarihli onarımda yapılmış oldukları kabul edilebilir. Malzemesi ve süsleme türü ile kalem işlerinden ayrılan mihraptaki alçı tezniyat ise, mihrabın kemer alınlığında belirtilen 1835-36 yıllarına ait olmalıdır. Dolayısı ile yapı bu tarihlerde kısmi bir onarım geçirmiştir.</p>
<p>Caminin dışında süsleme sınırlı görülürken, harim de zengin kalem işi tezniyat dikkati çeker. Bu süslemeler mahfil, boşaltma kemerler, beden duvarlarındaki üst sıra pencereler ile kasnak ve kubbede yer almaktadır. Bunun yanı sıra mihrapta alçı süslemeye yer verilmiştir.</p>
<p>Kalem işi süslemelerinin en önemlisi mihrap duvarlarında üst pencerenin iki yanında kasnağın hemen yanında altında yer alır. Buraya Mekke ve Medine tasvirleri işlenmiştir. Batı taraftaki Mekke tasvirinde Kabe, kubbeli iki revak sırasıyla kuşatılmış, avlusunda ‘’Dört mezheb, Safa ile Merve, Süleyman Minberi, Kabe Kapısı, Zemzem Kuyusu ve Tavaf Yerleri belirtilmiş, Osmanlı dönemi örneklerine benzer şekilde bir veya iki şerefeli toplam yedi minareyle resmedilmiştir. Kabe’nin çevresinde evleri ve şehir kapısıyla Mekke şehri görüntülenmiş, sol tarafta Hz. Ebubekir ve Amberiye mescitleri tasvir edilmiştir. Doğu taraftaki Medine tasvirinde birbirine yaslanmış, istiflenmiş evlerin kuşattığı Mescid-i Nebevi beş minareli, kubbeli revaklı iki bölümlü avlusu ve Hz. Muhammed’in türbesi resmedilmiştir. Avluda ağaçlar yer alır. Şehrin sol tarafında belli belirsiz ağaçlar ve birkaç küçük bina bulunmaktadır. Kompozisyonların merkezini Mekke’de Kabe, Medine’de Mescid-i Nebevi teşkil etmektedir. Bunlar diğer yapılara göre oldukça büyük işlenmiştir. Perspektife önem verilmeyen tasvirlerde, evler, kırmızı kiremitle kaplı ahşap kırma çatılı ve iki katlıdır. Bunlar geleneksel Türk Evi gibi düşünülmüş, böylece tasvirlerde bir yandan verilmek istenen mesaj ana hatlarıyla belirtilirken diğer yandan hayali ve kavram resmi nitelikleri ön plana çıkmıştır. Her iki tasvirde de evlerin çatıları kırmızıya boyanmış, diğer elemanlarla yeşil, sarı ve mavi renkleri ağırlıklı olarak kullanılmıştır. Tasvirlerin arasındaki pencerenin ve aynı hizadaki diğer pencerelerin etrafı stilize edilmiş bitki motifleriyle çerçevelenmiştir.</p>
<p><img class="alignright" title="kursunlu-cami" src="http://kulalilar.org/wp-content/uploads/kursunlu-cami.png" alt="" width="269" height="202" /></p>
<p>Kasnak pencerelerinin iki yanında kalem işi tekniğinde yapılmış birer sütünce bulunur. Bu sütüncenin başlıklarından çıkarak uzanan ‘’S’’ kıvrımları kasnağın üst kısımlarını bir şerit halinde boydan boya dolanmaktadır. Kasnağın pencere aralarında kalan duvar yüzeylerinde büyük birer madalyon bulunmaktadır. Madalyonun içleri ortada birer Mührü Süleyman motifi olmak üzere, yazılarla doldurulmuştur. Sütüncelerin üzerinde sarı siyah ve yine sarı renkli süslemesiz şeritler yer alır. Bunların üzeride kubbe eteğini boydan boya çevreleyen geniş bir yazı kuşağı bulunmaktadır. Yazı kuşağının üzerinde boyuna dikdörtgenlerle ayrılmış bir şerit, onun üzerinde de palmetlerin yer aldığı bir süsleme şeriti yer alır.</p>
<p>Harimin kuzey duvarında yer alan ahşap kadınlar mahfilin de kalem işi süslemeler bulunmaktadır. Mahfilin mihraba bakan yüzünde panolar içinde yazı motifleri bulunmaktadır. Mahfilin altı üç bölüme ayrılmıştır. Yan bölümler aynalı tonozlu, orta bölüm küçük kubbelidir. Kubbenin içi yazı motifleri ile doldurulmuştur. Kubbenin merkezinde ‘’Mührü Süleyman‘’ motifi bulunmaktadır. Kurşunlu cami inşa kitabesinde ‘’Bu caminin binası hayırlar ve iyilikler sahibi Hoca Seyfettin tarafından yapıldı. Şerefli ve mübarek mescidin yapımı 902 senesinin Safer ayında tamamlandı’’ Hacı Saruhan oğlu Hoca Seyfettin’in Kula’da bir cami, caminin yanında bir kuyu, zaviye ve yetimhane, ayrıca dükkanlar; Kula’nın 15 km kuzeyinde Gediz nehrinin yanında dört değirmen ve bir han yaptırdığı ve vakıf ettiği anlaşılmaktadır. Hoca Seyfettin bunlardan başka değirmenlere yakın bir yerde Gediz nehri üzerine bir köprü inşa ettirmiştir. Bu gün bu köprü Boğaz, Bahas Köprüsü ismi ile adlandırılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kulalilar.org/kursunlu-cami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

